Fransız Alpleri’nin ve Radyo Astronominin Merkezi Grenoble

Ekim 2016

Bir doğa yürüyüşü yazısı değil okuduğunuz. Greboble ziyaretimin amacı IRAM‘da (Uluslararası Radyo Astronomi Araştırma Merkezi) bir haftalık bir eğitim. Haftanın beş günü, sabahın ilk saatlerinden gün bitimine kadar milimetre-altı astronominin en ince detaylarına girdiğimiz 9. IRAM milimetre interferometrisi okulu.

IRAM iki önemli milimetre-altı gözlemevinin merkezi. Birincisi İspanya’da Sierra Nevada dağlarında 2850 m yükseklikte bulunan 30-m teleskop, diğeri de Fransız Alplerinde du Bure platosunda 2550 m’de yer alan, 8 adet 15’er m’lik antenden oluşan NOEMA interferometresi. 2020 yılında 4 adet antenin daha eklenmesi ile NOEMA kuzey yarıkürede yer alan en gelişmiş radyo, milimetre merkezi olacak (gözlemevinden gün doğumundan batıma kadar çekilmiş güzel bir video). Elektromanyetik spektrumun milimetre ve milimetre-altı dalgaboylarında yaptığımız gözlemler özellikle yıldız oluşumu çalışmalarında çok büyük bir öneme sahip. Interferometre ise gökcisminin aynı anda birden fazla anten ile gözlenmesi demek olan ileri bir gözlem tekniği. Birkaç saatlik bir gözlem sonunda oldukça yüksek çözünürlükte veri elde ederek, içerisinde yıldız öncesi cisimlerin oluştuğu soğuk moleküler yığınları barındırdıkları kimyasal molekülleri analiz ederek inceleyebiliyoruz. Ayrıca bu yıldızların çevresindeki disklerde oluşmakta olan gezegenleri gözlemleyebiliyoruz. Astrofizik alanında çalışanlar, okul sırasında sunulan sunumların bir kısmına buradan ulaşabilirler.

Okulun son günü ancak bir iki saatliğine kenti gezme olanağım oldu. Bu iki saati kentin en önemli turistik aktivitesi olan teleferik ile Chartreuse sıradağlarının Grenoble kenti bölgesinde yer alan Rachais tepesinde 470 m’de yer alan Bastille hisarına çıkarak değerlendirdim. Teleferik ile yukarı çıkış 5 dk sürüyor. Ancak vakti olanlar için şehirden 45 dk’lık, yemyeşil bir örtü içerisinden harika bir çıkış rotası var. Yukarıda da gece gündüz müthiş bir şehir manzarası sizi karşılıyor.

Vakti zamanında kentin savunma sistemi kapsamında kazılmış, dağ yamacında bulunan Mandrin mağaraları da oldukça ilginç. Açıklıklardan güzel bir kent manzarası sunan bu mağaraların içerisinde merdivenler ile derin tünelleri geçerek bir süre sonra kendinizi tekrar başka bir noktadan yeryüzüne çıkarken bulabilirsiniz. Benim pek fazla vaktim olmadığı için bir saat kadar çevrede yürüyerek vakit geçirdim ve havanın kararması ile kentin gece manzarasını da gördükten sonra tekrar teleferik ile inişe geçtim.

Ancak bu kentte esas ilgimi çeken çevresindeki coğrafya… Yürüyüş rotaları ile dolu olan Fransız Alpleri, Chartreuse sıradağları… Cenevre’den tren ile sadece 2 saat uzaklıkta bulunduğunu da göz önüne aldığımızda yaklaşmakta olan kış aylarında kesinlikle bir haftasonu ziyarete gelmemiz gereken, geleceğimiz bir yer. Dolayısıyla 2017 yazı gelmeden bu bölgeden bir doğa yürüyüşü yazısı ile tekrar görüşmek üzere diyorum.

Fotoğraf albümü